Okul Öncesi Öğretmenleri NET-Okul Öncesi-Biz Bu işte Tek Değiliz

Orjinalini görmek için tıklayınız: Otizm, zeka geriliği, asperger sendromu
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
oyuncak.png
Otizm son derece komplike bir sorun. Bu nedenle herkes çok farklı yorumlar yapabiliyor. Tabi ki önemli olan bazı alanlarda ortak noktalarda buluşabilmek.

Buradan anlatarak ifade etmek gerçekten çok zor. Belki herkes görüşlerini yazsa bir sürü kitap daha ortaya çıkar.

Bugüne kadar ki tecrübe ve bilgilerim sonucu otizmi şu şekilde anlatıyorum:

Bu yazıda DSM sınıflandırmasına çok takılmayın. Otizm derken(klasik yoğun otizmi kastediyorum)

A, B ve C, diye 3 başlıkta ele alıyorum:

A-Otizmli çocuklar

B-Asper sendromlu çocuklar

C- Otizm ve zeka geriliğinin bir arada görüldüğü çocuklar

A-) Bazı otizmli çocuklar yalnızca otizmlidir. Yani herhangi bir zeka sorunları yoktur. Yaşıtlarıyla hemen hemen aynı dönemde temel becerileri öğrenir vb. Ancak otizme özel duyusal sorunler, davranış sorunları, iletişim sorunları, takıntılar vb.fazlasıyla görülür.(bu çocukların bazıları akranlarıyla bir arada eğitim alabilecek kapasitedeyken bazıları da yoğun sorunlarınden kaynaklı yalnızca otizmlilerin gittiği özel okullara gidebilmektedir.) Bu durum bu çocuklar asperger sendromlu demek değildir. Asperger sendromu çok farklıdır.

B-)Asperger sendromlu bir çocukta da zeka soruni yoktur. Akranlarıyla aynı anda öğrenir, bilhassa bir arada çeşitli düzenlemelerle rahatça eğitim alabilir. Ancak dil gecikmesi vb(otizmli bir çocuk dili çok kısıtlı ve zor kullanır yalnız asperger sendromlu bir çocuk çok uzun cümleler kurabilir hem de ekolali yapmadan yalnızca sen ben, biz, onlar gibi bir takım dil bilgisi kurallarına uyamazlar, otizmliler ise yalnızca ihtiyaçları kadar konuşur, sohbet etmek zahmetlidir vb.) olmaması nedeniyle klasik otizmden hemen ayrılır. Yani asperger sendromu otizm spektrum sorunluluklarında en iyi durumda olanlardır diyebiliriz. Tabi bu onların hiçbir sorunsı yok anlamına gelmez. Klasik otizmli bir bireyin ailesi onu konuşturmaya, dikkati derslerine vermesine, duyusal titiziyetlerine vb. lere odaklanırken, asperger sendromlu çocukların ailesi onu arakadaşlarına daha çok ahenk sağlamasına, insan ilişkilerinin nasıl sağlıklı yürütülebileceğini anlatmaya vb. bunlara yoğunlaşır. Özellikle belli bi yaştan sonrası aspergerliler için çok daha zahmetlidir. Çünkü çoğu depresyona girip eve kapanmak isteyebilir. Ancak otizmli bir çocuk hiçbir zaman depresyona girmez.(Burada bu bundan iyi bu bundan kötü kavgası yapmak doğru değil)

Zeka geriliği olmayan klasik otizmli çocuk asperger sendromlu çocuk demek değildir. Lütfen bu yanlışa düşmeyelim. Özellikle aileler sizlere sesleniyorum. Siz bu hususta çok fazla kendinizi yormayınız. Çünkü ne yaparsanız yapın objektif olmanız zor ve genellikle kendi çocuğunuzu baz alarak yorumlar yapıyorsunuz ve bu da sizi Hataya düşürüyor.

C-) Bazı otizmli çocuklar da aynı anda hem otizme hem de zeka geriliğine sahiptir. İşte bu çocuklar hem dil gelişiminde gecikme yaşar(büyük bir kısmı konuşamaz), hem öğrenmede çok ciddi sorunlar yaşar. Yani otizme özel yukarıyada saydığım sorunların yanı sıra bu çocuklar bir de öğrenme güçlüğü yaşarlar. Genelde bir kısmı konuşamaz, bir kısmı tam anlamıyla okuma yazma öğrenemez, yalnızca aldığı eğitimin niteliği ölçüsünde gelişme gösterir. Özbakım ve temel yaşam becerilerini öğrenmeleri en büyük gayedir. Bunlar öğretildikten sonra üzerine ne kadar koyulabilirse koyulur. 

Tabi ki otizme ve zeka geriliğine aynı anda sahip olan bütün çocuklarda bu zeka geriliğinin derecesi farklı olacağından çocukların fonksiyonde bulunma düzeyleri de tamamıyla farklı olmaktadır.

Tabi ki otizmin de dereceleri var. Yani zeka geriliği nasıl farklı derecelerde olabiliyorsa otizmde aynı biçimde farklı derecelerde olabiliyor. Bazı çocuklar otizmden oldukça az etkilenmişken bazıları çok daha çok etkilenebiliyor. Bu durumları da dikkate almak gerekir.

Tarihte çağlar vardır bilirsiniz. İlk çağ , orta çağ, yeni çağ vb. İyi anlaşılması için buradan bir örnek vermek istiyorum:

İlk çağdaki bir otizmli çocuk orta çağa atlatılamaz.

Fakat bu çağların başları ve sonları son derece farklıdır, alacağı eğitimin niteliği ölçüsünde örnek olarak ilk çağdaysa o çağın son dönemlerina kadar getirilebilmesi büyük başarı olur.

Şimdi bir de tüm bunların üzerine bu yetenekli otizmliler konusuna girmek istiyorum: Umarım aklınız iyice karışmaz.

Üçe ayırdık değil mi? Sadece otizme sahip çocuklar, Otizm ve zeka geriliğine aynı anda sahip çocuklar, bir de asperger sendromlu çocuklar.

Şimdi bu üç grup arasından sırayla gidelim.

1-Otizm ve zeka geriliğine aynı anda sahip çocuklarda herhangi bir özel yetenek görülmesi olası değildir.

Ancak yalnızca otizme sahip, veya asperger sendromlu çocuklarda bazı özel yetenekler görülebilir.

2-Nasıl bizler de farklı farklı yaratılmışsak bazı aspergerliler aynı anda özel bir yeteneğe sahip olabilir ya da olmayabilirler.

3-Aynı biçimde bazı (yalnızca)otizmli çocuklar da aynı anda özel bir yeteneğe sahip olabilir ya da olmayabilirler.

Bu tamamıyla normal bir durumdur. Otizm eşittir dahilik demek değildir. Ve bu özel yetenekler de oldukça az sayıdaki çocukta görülür.

Ancak bu iki grupta şu şekilde bir üstünlük ortaya çıkmaktadır. Otizmde ayrıntılara çok takılma ve ilgi duyduğu alanda aşırı bilgili olmaya yoğunlaşma vb. olduğu için bazı durumlarda bizlerden çok çok daha üstün başarı gösterebilmektedirler. Örneğin asperger sendromlu ve piyano çalmada yetenekli bir otizmli çocuk o ilgi duyduğu alana çok fazla konsantre olabildiği için bizlerin piyanoda yetenekli olanlarımızdan çok daha yetenekli olabilmektedirler. Bu durum yalnız bu yolla açıklanabilir.

Ayrıca bu yetenek konusu hayatının kurtulduğu anlamına da gelmez. Evet bu harika bir durumdur. Ancak o piyanonun başından kalktığı anda ister otizmli olsun, ister aspergerli olsun diğer bütün problemler yaşanmaya devam eder.

Bir de yukarıyada dile getirdiğim zeka geriliğinde hekim rapor ederınızı kastetmiyorum. O rapor edera pek güvenilmez. Ben kendi öğrencilerimde rahatça hangi tür olduğunu ya da zeka geriliği olup olmadığını anlayabiliyorum. Bu nedenle sizler de şimdi çocukların rapor ederını açıp da bunlardan hangisi diye uğraşmayın. Buna yalnız, bu alanda en azından benim gibi tamamıyla yoğunlaşmış iyi eğitimciler, çocukla belli bir süre çalıştıktan sonra karar verebilirler.

Bazı aileler otizmi kabul ediyor yalnız zeka geriliğini kabul etmiyorlar. Bunların hiçbiri birbirine üstün değil. İkisi de aileler için son derece zAhmetli konular.

Ancak maalesef gerçek bu; istesek de istemesek de birçok otizmli çocuk bunun yanı sıra zeka geriliğine de sahip. Bu kötü bir şey değil, keşke olmasalar yalnız dediğim gibi bu durum; (kabaca söyleyeceğim) sanki zeka geriliği kötü, otizm daha hoş olarak görülmesinden kaynaklanıyor. Daha da açık söylemek gerek görülürse zeka geriliğinin bir gün geçmeyeceği herkes tarafından kabul edilirken, birçok aile otizmli çocuğun bir gün iyileşeceğini umud ettiği için bu tanıya daha sıcak bakıyor… Ben acı da olsa gerçekleri konuşma taraftarıyım.

Tabi ki her otizmli çocuk zeka geriliğine sahiptir demiyorum. Bu ince detaylara çok dikkat edilmeli…





Ben otizme bu yolla bakıyorum.

Atipik otizm, ygb, otizm, asperger, osb, Tüm bunlar insanların kafasını iyice karıştırabiliyor. Bunların yerine belirttiğım biçimde bir sınıflandırma sistemine geçilirse herkes aynı şeyi anlar ve kafa karışıklığı azalır diye düşünüyorum.

DSM sınıflandırmasına göre ülkemizde genellikle emin olunmayan durumlarda atipik otizm deniliyor. Daha emin durumlarda otizm, otistik sorunluluk, ygb diye tanılanıyor. Doktorların da işine geliyor. Kesin otizm demek zor bir durum, şayet ileride öyle olmadığı ortaya çıkarsa hekim zor durumda kalabilir. Bazen de herhangi bu tanılar konuluyor. Yani aynı çocuğu bir hekime gdolayın atipik derken, bir başka biri, otistik sorunluluk diyebiliyor.

Kanımca durumun çözümü şu şekilde olmalı:

Erken yaşlarda otizm şüphesi olan çocuk kavramı getirilmeli, çocuk 3 aşamada net tanıya ulaşmalı.

1- Örneğin 0-3 yaş arası çocuklar için otizm şüpheli çocuk denmeli ve gerekli eğitimsel vb. tedbirler alınmalı,

2-3-6 yaş arasında otizm tanısı netleştirilmeli.

3-6 yaşından itibaren de otizme zeka geriliği eşlik ediyor mu etmiyor mu bu belirleme edilmeli bence.(yalnız bu kısım hekim muayene odasında yapılmamalı, bilimsel test vb ile ramlarda eğitimciler, psikologlardan oluşan bir ekip tarafından yapılmalı)

Her çocuk kesinlikle bu 3 aşamadan geçmeli.

Birçok aile esasen bunları araştırmıyor. Otizm mi? tamam işte bu… Ancak siz bu yazıyı okuyorsanız demek ki, bu hususları da çok merak ediyorsunuz. Burada önemli olan çocuğunuzun bireysel ihtiyaçlarına dönük yoğun ve nettisiz bir eğitim süreci.

Erken yaşlarda otizmin derecesini de zeka geriliğinin derecesini de belirleme etmek çok zor. Ancak çok daha düşük fonksiyonli çocuklarda net tanı koyuluyor.

3 yaşında atipik otizm denen çocuğun tanısı öylece kalıyor. Ondan sonra gel bakalım çocuğun büyüdü, yeniden bir değerlendirelim diyen yok. Halbuki o da otistik çocuk, ygb yazanda, otizm yazanda… Ondan sonra da aileler arasında bir takım görüş ayrılıkları başlıyor.

Özellikle otizme zeka geriliği eşlik edip etmediğini belirleme etmek erken yaşlarda genellikle zor oluyor. Bu; çoğu çocukta yalnız 5-6 yaşından itibaren anlaşılmaya başlanıyor.