Okul Öncesi Öğretmenleri NET-Okul Öncesi-Biz Bu işte Tek Değiliz

Tam Versiyon: Reggio Emilia Yaklaşımının Dayandığı Temel Görüşler
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
Farklı alanlardan birçok bilim adamının Reggio Emilia yaklaşımına katkısı olmuştur. Bunların arasında en önemlileri Bruno Ciari, John Dewey, Jean Piaget, Lev Vygotsky’dir. 

Bruno Ciari, İtalya’da 1950’li yıllarda başlayan “İşbirlikli Öğrenme” hareketinin öncüsüdür. Okulların çocukların enerjilerini cömertçe kullanabilecekleri nitelikte olması gerektiğini, bunun çocukların gelişimleri açısından önemli olduğunu belirtmiştir. Bruno Ciari, sınıflarda bir öğretmen yerine iki öğretmen bulunmasının ve bu öğretmenlerin hiyerarşi olmaksızın denge içinde çalışmaları sonucu eğitim-öğretim etkinliklerinin daha verimli olabileceğini ve çocukların gruplar halinde çalışmalarının onların sosyal gelişimleri açısından gerekli olduğunu savunmuştur. Ayrıca, Ciari fiziksel çevre okulun dördüncü öğretmenidir fikrini ortaya atmıştır .

John Dewey, progressive eğitimi savunmuş ve okullarda proje tabanlı öğrenme uygulamaların gerektiğini vurgulamıştır. O eğitim, öğretim etkinliklerinin aktif ve geliştirici olması gerektiğini çocukların demokratik bir ortamda eğitim almalarının onların her alandaki gelişimleri açısından önemli olduğunu vurgulamıştır. Jean Piaget, Reggio Emilia teoristleri yaklaşımı yapılandırırken Piaget’nin bilişsel ve ahlak gelişimi aşamalarından yararlanmışlardır. Lev Vygotsky, çocukların öğrenme projelerine yetişkinlerin de aktif olarak katılımsı olduğu bir eğitim ortamının gerekliliğini savunmuştur (Epstein, 1999). Çocukların sosyal ortamlarda daha sağlıklı öğrenebileceğini örneğin partnerlerinin de bilgileriyle öğrenmelerinin güçlenip gelişeceğini savunmuştur. Bu görüşlerden hareketle Reggio Emilia yaklaşımının temel görüşleri ortaya çıkmıştır. Özetle projede çocuğun gelişimine genetik, yapıcı ve ekolojik bir yaklaşımla bakılmaktadır. Bu bakımdan projede şu temel görüşler yer almaktadır. 

• Çocuklar hiç bitmeyecek bir merak ve öğrenme çabası içindedirler. 

• Çocukların öğrenme sürecinde özgür olmaları gereklidir. 

• Çocuklar bilgi edinmede oyun, gözlem ve duyularını kullanırlar. 

• Çocuklar, bilgileri organize etmek için ipuçlarından yararlanır, var olan açıklamalardan hareket ederler ve çevre ile etkileşimde bulunurlar, böylece deneyim kazanırlar. 

• Çocukların öğrenme sırasında kullandıkları en önemli mekanizmalardan biri algıdır. 

• Çocuğun öğrenme ve bilgi edinmede zihinsel kapasitesini de kullanması önemlidir. Zihinsel gelişimde genlerin etkisi inkar edilmemektedir. 

• Çocuğun çevre ile etkileşim kurmada kullandığı araç ise dildir. 

• Çocukların çevre ile etkileşimde önemli hedeflerden biriside görsel eğitimdir. Yaratıcı ve üretici düşünmenin gelişiminde imgenin çok önemli yeri vardır. 

• Yetişkinlerin görevi çocuğa dünya ile iletişim kurmada karşılaştığı engellerle başa çıkması için yardım etmektir.